AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, aralık ayında TÜFE’nin yüzde 0,74 artışla piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.
Aralıkta, meyve-sebze ve işlenmiş gıda fiyatlarındaki artışın gıda enflasyonunu yukarı çekerken, enerji grubunda yüzde 0,16 ile geçen yılın üzerinde bir yükseliş izlendiğini ifade eden Bürümcekçi, “Kurlara hassas olan gruplarda araç satın alımında gözlenen yüzde 1’e yakın artış dışında sınırlı artışlar veya geri çekilmeler izlendi. Giyim fiyatları mevsimlik düşüşünün ise yüzde 1,9 ile geçen yılki düşüşten sınırlı olması da enflasyonu yukarı çekti. Böylece, yıllık TÜFE de önceki ayki yüzde 10,56 seviyesinden yüzde 11,84’e artış gösterdi.” dedi.

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aralıkta aylık bazda yüzde 0,74 ile AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin beklentisi olan yüzde 0,45’in üzerinde artış gösterdi. Yıllık enflasyon da 1,28 puan artarak yüzde 10,56’dan yüzde 11,84’e yükseldi. Böylece son 3 yılın en düşük yıl sonu enflasyonu görüldü. 2017 ve 2018’de yıl sonu enflasyonu yüzde 11,92 ve yüzde 20,30 olmuştu.Ekonomistler, aralıkta enflasyonun piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşmesinde gıda enflasyonunun geçmiş yıl ortalamalarının yüksek seyrinin belirleyici olduğunu belirtti. Gelecek birkaç ayda enflasyonun yüksek kalabileceğini tahmin eden ekonomistler, sonrasında enflasyonda kademeli düşüş olabileceğini dile getirdi

Bürümcekçi, gıda enflasyonunun işlenmiş gıda fiyatları kaynaklı yükseldiğine dikkati çekti.

Gelecek dönem seyri açısından ise gıda fiyatlarının belirsizliği ve oynaklığı dışında, ham petrol ve diğer emtia fiyatlarının görünümü, döviz kuru hareketleri ve kamu fiyat/vergi ayarlamalarının enflasyon üzerindeki risklerin yönünü belirleyeceğini söyleyen Bürümcekçi, şöyle devam etti: “Kısa vadede, geçen yıl ilk çeyrekte görülen düşük enflasyon gerçekleşmelerinin oluşturduğu baz etkisi hafif yukarı yönde etkide bulunacaktır. Buna ek olarak, son dönemdeki kur artışı ile beraber yıllık bazda kur sepeti değişiminin yüzde 11,5 civarına yükselmesi enflasyonu yukarı yönde etkileyen bir faktörün güçlenmeye başladığına işaret etmektedir.Buna karşılık, mobilyada KDV oranının düşürülmesi kararı eğer üreticiler fiyatlara yansıtırsa 0,2 puan aşağı yönde etkide bulunacaktır. Dolayısı ile, son günlerdeki değer kaybının bir kur atağına dönüşmediği durumda yıllık enflasyonun yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı döneminin oluşturduğu aleyhte baz etkisi nedeniyle bir miktar daha yükselerek yüzde 12-12,5 aralığında oluşması, sonrasında ise kademeli gerileyerek yılı yüzde 10-11 aralığında bitirmesi olası duruyor.”

Bürümcekçi, Merkez Bankası’nın 16 Ocak toplantısında, öncekilerden sınırlı da olsa bir faiz indiriminin daha masada olabileceğini söyledi.

“YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİMİZİ YÜZDE 9,6’DA KORUYORUZ”

İş Portföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin de aralık ayında TÜFE’nin aylık artışının piyasa beklentisini aştığını belirtti. Yıllık TÜFE enflasyonunun yılı yüzde 11,8 seviyesinde tamamlayarak Merkez Bankası’nın son dönemdeki öngörülerinin üzerine çıktığını ifade eden Sezgin, “Bu görece yüksek seyrin gıda ile açıklanabildiği ve ana eğilimin ılımlı seyrettiği görülse de, faiz indirimine ocakta ara verilme ihtimali kuvvetlendi.” dedi.

Tahmindeki sapmanın gıda enflasyonundan kaynaklandığına dikkati çeken Sezgin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Döviz kurlarındaki yükseliş eğilimi faiz indiriminin bu defa yapılmayabileceğinin bir diğer gerekçesi olabilecektir. Bununla birlikte, Merkez Bankası faiz kararlarında ana eğilime odaklanmaktadır. Merkez Bankası ana eğilimin yüzde 10’un altındaki seyrini devam ettirdiğini belirterek, orta vadede enflasyonda düşüş beklentisini koruyacak ve muhtemelen faiz indirim ihtimalini masadan tamamen kaldıracak kadar şahin bir değerlendirmede bulumayacaktır.Bizim beklentimiz, ilk çeyrekte enflasyonun yüzde 11’in üzerinde seyretmesi yönündedir. Ancak, ikinci çeyrekten itibaren enflasyondaki düşüşün yeniden başlaması mümkün görünmektedir. Ocak ayında faiz indirimi yapılmasa dahi, likidite koşullarındaki rahatlama sayesinde para piyasasında gösterge faiz yüzde 10,5 olan Merkez Bankası borçlanma faizine kaymaktadır ve pratikte bir indirim etkisi yaratmaktadır. Şimdilik riskleri dengeli görüyor ve yüzde 9,6 olan sene sonu enflasyon tahminimizi koruyoruz.”

“GIDA VE ENERJİ DIŞI ÜRÜNLERDEKİ FİYAT ARTIŞLARI ENFLASYONDAKİ YÜKSELİŞE KATKIDA BULUNDU”

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve ekonomist Özlem Derici Şengül ise TÜFE enflasyonunun bir yıl önceki yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 11,84’e gerileyerek yılı kapattığını belirtti.

Aralıkta aylık enflasyonun yüzde 0,74 ile hem kendi hem de piyasa beklentisinden yüksek gerçekleştiğini ifade eden Şengül, “Gıda enflasyonu ve ulaştırmadaki artışlar gerçekleşmenin tahminimizden sapmasına yol açtı.” dedi.

Şengül, B ve C endeksine göre çekirdek enflasyonun bir ay önceki yüzde 9,9 ve yüzde 9,25 seviyelerinden sırasıyla yüzde 10,76 ve yüzde 9,81’e yükseldiğinin altını çizdi.

Gıda ve enerji dışı ürünlerdeki fiyat artışlarının enflasyondaki yükselişe katkıda bulunduğunu belirten Şengül, “Enflasyonun önümüzdeki birkaç ay içinde çift haneli seyredeceği ve döviz kuru oynaklığının son zamanlarda bir miktar arttığı göz önüne alındığında, TCMB’nin ocak toplantısında politika faizini değiştirmeyerek beklemek yönünde karar alacaktır.” diye konuştu.

“ENFLASYONDA TEK HANE MÜMKÜN”

TSKB ekonomisti Şakir Turan ise aralık ayında enflasyonun piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşmesinde gıda fiyatlarının geçmiş yıl ortalamalarından yüksek olmasının etkili olduğunu söyledi.

Hizmet tarafında sınırlı artışın gelecek dönem enflasyon beklentileri açısından pozitif değerlendirilebileceğini belirten Turan, bunun enflasyonist baskıların sınırlı kalacağına işaret ettiğini dile getirdi.

Turan, gelecek dönemde döviz kurlarının seyrinin enflasyon gelişmelerin açısından son derece önemli olacağını ifade ederek, “2020’de baz etkisi kaynaklı gelişmelerle yıllık enflasyon önümüzdeki birkaç ayda yüzde 13’e yükselebilir. Sonrasında enflasyonda kademeli gerileme yaşanabilir. Tek hane mümkün ancak burada döviz kurunun seyri ve petrol fiyatları belirleyici olabilir.” dedi.

TÜRK EKONOMİSTLERDEN ‘TÜRKİYE ENFLASYONU’ YORUMU

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın